Bugün fiziğin bittiği yerlerin ötesine felsefi bir bakış atacağız. Belki bir tanrı buluruz... Korkmayın bilimsel düşüncenin dışına çıkacak değilim:) Sağduyumuza ve mantığımıza uyan, uymayıp dökülen yerlerini de matematikle kaldırıp kurguladığımız evrenin sınırları, her bilim insanının asıl gönlündeki heyecan olmuştur. Bu bizim sınırları aşıp tanrıyı oynamaya kalkışımız değil, bilinmezliğe dayalı korkumuzu gidermek için hayal gücü ve Merak dürtüsünün temel odağı aslında. Bilinen şeyleri teoremlerle genişleterek limitleri geçmeye çalışmanın sancılı ve uzun yoluyla Felsefenin açtığı yol haritalarını buluşturmak, bu karanlık ormandan bir gün çıkma umudumuzu canlı tutmamızın tek gerçekçi yolu... Uzayımız gerçekte kaç boyutlu bugün buna bakalım. Sınırlardan bahsetmişken... Kuantum köpüğü 1 metre uzunluğu hayal edin. Bu mesafede kütle , hacim, uzayın 3 boyutlu dokusu, zaman ve entropi değişimi gibi determinist örüntüler mevcut. Yani bildiğ...
Chuang Tzu rüyasında kelebek olduğunu görür. Özgürce uçmaktadır. Bir günlük ömrünün sonunda uyanır. Artık rüyasında kelebek olduğunu gören Tzu mu, yoksa rüyasında Tzu olduğunu gören bir kelebek mi olduğundan emin değildir... Ağır bir yazı olacak. Önceki birkaç yazımızda bahsettiğim Holografik evren ve buna temel aldığımız kaotik enformasyon yaklaşımı çerçevemiz olacak. Panteizmin kıyısında balık tutacağız biraz. bkz; kaotik evren ölüm fiziği Giriş Evrenin en karmaşık yapısı olan insan beyni ve onun üst faaliyeti olan bilincin, şu varoluşun kaos-düzen skalasında nasıl sınırları zorladığını görüp te şaşırmamak elde değil. Kaotik temelleri olan evrenimizin sınırlarını deneyimlemek içinse hiç te öyle uzaklara gitmeye gerek yok. Bir karadeliğin sınırında, bir atomaltı parçacığın doğasında, insan bilincinde deneyimlemek mümkün. Karadelikler, yüzeyinde evrendeki entropinin en üst limite ulaştığı bi...