Önceki yazıda post-kuantum teorilerine giriş yapmıştık. Kuantum teorisinin de temel olmayabileceğini, onun da kendisinden türediği daha temel bir evrenin varlığını konuştuk. (önceki yazı burada) Devam edelim gelin.. Qbox teorisini inceledik. Hiperdekoherans teriminden bahsettik. Şimdi konuyu farklı bir yerden açıklayalım. Kuantum evreni, nesne ve etkileşim aktaran kuvvetlerin temel yapıtaşlarını barındıran, bizim evrenimizin temelindeki farklı bir gerçekliktir. Klasik evrenimiz bu gerçeklikten türeyen bir üst katmandır. Kuantum evreninin fizik kuralları biraz farklıdır. Klasik fizik kuralları çoğunlukla bu kurallardan türeyip gelişir (kütle çekim hariç şimdilik) . Nesneler ayrı ayrı sayılabilen net birer cisim değil, aynı anda farklı tüm olasılıklarını eşzamanlı yaşayan birer olasılık bulutudur. Eni boyu çapı rengi şekli falan yoktur. Klasik evrenimizde etkileşimler nesnelerin determinist yapısını etkilemez. Değiştirse bile sa...
Konuyu anlamak için önce bir özet geçelim; Evreni anlamaya çalışırken elimizde genelde iki harita vardır. Atomlardan gözlemlenebilir evrene kadar olan bölüm için klasik fiziğimiz olan Lambda CDM Teorisi, Atom altı boyutlar için de Kuantum Teorisi. Klasik fizik deterministtir. Yani belirsizlik içermez. Olaylar ve bu olayları meydana getiren nesne ve kuvvetler birbirinden net bir şekilde ayrılır. Her biri ayrı bir bilgi barındırır, net ve bağımsız bir şekilde tanımlanabilir, gözlemlenebilir. Kozalite ve yerellik ilkesi klasik fiziğin temel doğasını oluşturur. Yani nedensellik ihlal edilmez, olaylar geçmişten geleceğe akar. Evrende tüm oluşan süreçler bir başka sürecin sonucudur. A nın sonucu B dir, B oluşunca C ye neden olur. Yoktan bilgi veya bir cisim var olmaz. Vardan yok olmaz. Yerellik ilkesi gereği bütün bu olaylar zinciri evrenin dokusunda maksimum ışık hızında yayılır. Nedenselliğin hız sınırı vardır yani. Işık hızını aşmak...